Report this app

Kitap Hakkında Bilgiler!

Izahat

Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla süregelen ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir niçin… Ve soruşturma süresince adım adım, bina bina, cadde cadde Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi… İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi özetleyen mekân… Nefes soluğa bir gerilim, benzersiz bir final…Oldukca kollu, oldukça dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu görkemli cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi büyükbabası, bankacısı, işportacısı, talebesi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, ABD kaçağı, Afrika kaçağı, şu demek oluyor ki yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı şu demek oluyor ki insan görünümünde olan kim var ise, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde yaşam sürmeye çalışan bilmiyorum kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu iyi mi adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi.”

Facebook comments